Doğal Saç Bakım Seti
Proser Doğal Saç Bakım Seti: Proser yüksek kalitede bir saç bakım setidir. Üç üründe birbirine uygun bileşimden uyarıcı doğal bitki özlerini içeren özel formülü ile Proser saç bakım seti yapısal saç dökülmesi, kepekli ve yağlı saçların yoğun bakımı ile bir gün zayıflamış saç köklerini canlandırır. Oksijen ve bitki özlerinin saç derisine ulaştırır. Proser saç bakım şampuanı: İçerdiği bitki özleri sayesinde saça ipeksi bir parlaklık, dayanıklılık ve yumuşaklık veren özel bir şampuandır. Her saç türü için kullanılmaktadır. Bitki temeli etki maddesi sayesinde hem çocukların hem de yetişkinlerin kullanması mümkündür. Proser saç bakım losyonu : Senelerin tecrübesi sonucu olarak yapısal saç dökülmesi kepeklerin ve yağlı saçların yoğun bakımı içindir. Değerli bitki esansları ile zayıflamış saç kökleri canlandırılmaktadır. Oksijen ve bitkisel etki maddeleri saç derisine ulaşmaktadır ve saçı güçlendirmektedir. Proser saç bakım kremi : Özel bitki esansı ile zenginleştirilmiş vitamin kremi özellikle kafa derisinin ve saç diplerinin yoğun bakımında kullanılmaktadır.

Sedef, Egzama ve Mantar için Doğal Tedavi Seti
Melik Buğra Naturel Toz Skin Powder: Bakteri,virüs ve mantarlara karşı cildi korur. Cilt yapısını düzenleyerek doğal yapısına kavuşmasını sağlar.Hücre yenileme özelliğine sahiptir. Ağrı kesici görev görür. Cilt enfeksiyonları,yara ve yanıkları tedavi eder. Kötü kokuları giderir. Saç ve kıl dökülmesini önler. Doğal iyileşme sürecini hızlandırır. Yaşam kalitesini artırır. Uygulama kolaylığı vardır. Pansuman sıklığını azaltır. Ağrısız tedavi sağlar. Mikroplar için koruyucu tabaka oluşturur. Yara, yanık izlerini yok eder. Pişik tedavi edici özelliktedir.
KULLANIMI: Yara bölgesinin üzerine ince bir tabaka halinde tamamen kapanacak şekilde Melik Buğra toz dökülür.Yaranın genişlik ve derinliğine göre günde 2-3 kez tekrarlanarak uygulanır. Nekroz oluşmuş yaralarda uygulamadan önce ölü dokunun temizlenmesi gerekir
UYARI: Antialerjik olup hiç bir yan etkisi yoktur. Göz içine direk uygulanmaz.
Melik Buğra NATUREL (SOFTYAĞLI) CİLT YENİLEME KREMİ: Cildin yağ dengesini düzenler. Cildi besler. Yumuşaklık ve parlaklık verir. Cilde gerginlik kazandırır. Sivilce oluşumunu engeller,izlerini yok eder. Yara,yanık izlerini ve cilt lekelerini yok eder. Akne, Egzama, Mantar gibi cilt hastalıklarını tedavi eder. Yaşlanmayı geciktirir. Selülitli bölgeye uygulandığında selülit oluşumunu engeller,oluşmuş selülitleri yok eder. Zararlı güneş ışınlarını bünyesine alarak etkisiz kılar. Cildin bozulan yapısının zamanla doğal haline dönmesini sağlar. Doğum sonrası oluşan çatlakları ve meme başı çatlaklarını giderir. Güneş ve yaşlılık lekelerini yok eder. Her cilt tipi için uygun olup herhangi bir yan etki göstermez.
KULLANIMI: Cilt üzerine ince bir tabaka halinde masaj yapılarak yedirilir. Her gün kullanılması, açıldıktan sonra 24 ay içinde tüketimi tavsiye edilir.

Guatr Hastalığı Tipleri ve Tedavisi
Boynun önünde solunum borusunu kalkan gibi örten tiroid bezinin büyümesinden kaynaklanan bir hastalıktır.Dünyada en sık rastlandığı ülke Türkiyedir.Bölgeler arasında çok farklı sıklıkta rastlanır.Karadeniz yöresinde en sık rastlanmasının sebebi beslenme alışkanlığı ve coğrafik olarak iyot azlığı olarak düşünülmektedir.
NEDENLER:
-Ailesel özellik;Çok belirgin olmamakla birlikte genetik yatkınlık sıklığı artırmaktadır.
-İot eksikliği:Tiroid hormonlarının yapım maddesidir eksikliğ durumunda tiroid bezi yeterli hormon üretebilmek için büyür bu da guatr olarak karşımıza çıkar.
-Beslenme;Özellikle Karadeniz bölgesinde çok tüketilen kara lahana iyot metebolizmasını bozduğu için guatr sebebi olarak görülmektedir.
TEŞHİS:
Teşhiste en önemli bulgu boyunda muayeneyle şişlik tesbit etmektir.Diğer teknolojik yardımcılar guatrın tipini ve tedavi seçeneklerini belirlememizi sağlar.
USG ( ultrasaund ); Tiroiddeki büyümenin tipini belirler.
Kan tahlili; (T3-T4-TSH ) Tesbit edilen guatrın hormon düzeyini bu sayede zehirli olup olmadığını belirlememize yardım eder.
Sintigrafi; Guatrın varlığını,tipini ve kabaca fonksiyonunu belirlememize ve tedavi seçimimize yardımcı olur.
Tomografi-MRİ; Seyrek gördüğümüz göğüs kafesi gibi değişik alanlara doğru büyüyen guatrın sınırlarını belirlemek için kullanılır.
Biopsi; Ameliyat öncesi ince iğneyle alınabildiği gibi ameliyatta çıkarılan parçanın mikroskopla incelemesi sonucu guatrın iyi veya kötü huylu olduğunu tesbit eder ve ameliyat sonrası hastanın takibinde önem arzeder.
GUATR HASTALIĞININ ÇEŞİT VE BULGULARI:
Halk arasında yapılan iç guatr – dış guatr ve erkek guatr – dişi guatr sınıflamasının bilimsel değeri yoktur.Zayıf ve uzun boylularda rahat göründüğü için bunlara dış guatr,şişman ve kısa boyunlularda ancak muayeneyle tesbit edilebildiği için bunlarada iç guatr denir.Erkek dişi ayrımıysa tedaviden sonra tekrarlamasına göre yapılır.Tedaviden sonra tekrarladıysa dişi guatr tekrarlamazsa erkek guatr olarak adlandırılır.
Boğazda sıkılma hissi,nefes darlığı,yutma güçlüğü,sıkıntı basması,ses değişmesi gibi bulgular daha çok hastanın çevresinden duyduğu ve kendi yakıştırdığı şikayetlerdir ve guatr hastalığıyla ilgisi olmayan şikayetlerdir.
Sınıflama guatrın tipine ve hormon düzeyine göre yapılır ve şikayetlerde buna göre değişir.
FONKSİYONUNA(HORMON DÜZEYİNE) GÖRE SINIFLANDIRMA:
– HİPERTİROİDİ (Zehirli guatr , toxik guatr , tirotoksikoz): Guatrın tipinden bağımsız bir şekilde hormon düzeyi çeşitli derecelerde yüksektir.
Hormon yüksekliğine bağlı olarak;
-Çarpıntı (nabız istirahat halinde bile dakikada 100 den fazladır)
-Aşırı terleme ( özellikle ellerde terleme ) ve sıcağa tahammülsüzlük
-İştah artışı
-Gerginlik ve aşırı reaksiyon
-Dışkılama alışkanlığında değişiklik
-Kilo kaybı(fazla yemeye rağmen)
-Adet düzensizliği
-Gözlerde ileri doğru çıkma ve buna bağlı şikayetler olur.
-HİPOTİROİDİ : Tiroid dokusunun yaptığı hormonun normalden az olması halidir ve oldukça seyrek görülür.
Hormon düşüklüğüne bağlı olarak
-Ciltte kuruluk
-Nabızda yavaşlama
-Soğuğa dayanıksızlık
-Yeme ve çalışma isteksizliği
-Kabızlık
-Adet düzensizliği
-Saç kalitesinde bozulma ve buna bağlı dökülme ve kırılma görülür.
-ETİROİD: Guatr vardır ama hormonlar normal düzeydedir % 90-95 oranında bu tip guatr görülür.
DOKU TİPİNE GÖRE SINIFLANDIRMA:
DİFFÜZ GUATR: Tiroid dokusu tümüyle homojen olarak büyümüştür.Türkiyede en sık rastlanan tiptir.Büyüklüğüne göre 1+, 2+, 3+, 4+ olarak sınıflandırılır.
NODÜLER GUATR: Tiroiddeki büyüme ur ( nodül ) şeklindedir tek veya çok sayıda ur (nodüller) oluşur. Ensık ameliyat gerektiren tiptir nodüller hormon salgısına göre sıcak ve soğuk diye sınıflandırılır.
HAŞİMATO: Vücutta tiroid dokusuna zarar veren madde salgılanmasına bağlıdır.Ağrılıdır ve seyrek görülen bir tiptir.
TİROİD KANSERİ: Tiroid dokusundaki gelişme kötü huyludur.Davranışına ve hücre yapısına göre çok değişkendir.
TEDAVİ:
Tedavi seçimi guatrın tipine ve fonksiyonelliğine göre yapılır.
DİFFÜZ GUATR:
-ETİROİD DİFFÜZ GUATR: Dışardan hormon verilerek tiroid dokusu baskılanır.Hormon salgılama ihtiyacı azalan guatr zamanla küçülebilir.6 aylık kontroller gerekir.Estetik olarak çirkin görünmesi,çevre organlara bası yapması ve küçülmemesi durumunda ameliyatla alınır.
-TOXİK DİFFÜZ GUATR( zehirli guatr ): Hormonu azaltacak ilaçlar verilir 6-12 aylık tedavi sonrası ilaçlar kesilir tekrarlarsa ameliyatla guatr dokusunun büyük çoğunluğu çıkarılır. Doku azaldığı için hormon salgısı azalır kan hormon düzeyi normale döner.
-HİPOTİRİDİK GUATR: Hormon düzeyi düşüktür.Dışardan tiroid hormonu verilerek tedavi edilir.
NODÜLER GUATR: Gerek ilaçlardan etkilenmeyeceği gerekse her nodülün kötü huylu olma ihtimali sebebiyle cerrahi olarak tedavi edilirler.
-ETİROİD NODÜLER GUATR: Nodüller bağımsız çalıştığı için verilecek ilaçlardan etkilenmez tek tedavi yöntemi ameliyattır.Ameliyatta Az miktarda sağlıklı doku bırakarak dokunun çoğu çıkarılır.
-TOXİK NODÜLER GUATR (zehirli guatr ): Tek tedavi yöntemi cerrahidir.Ameliyatta riski azaltmak için kan hormon düzeyini düşürecek ilaçlar verilir.3 hafta 6 ay içerisinde hormonlar normale dönünce ameliyatla dokunun büyük çoğunluğu çıkarılır.
-HİPOTİRİDİK NODÜLER GUATR: Guatr dokusu nodülleri içerecek şekilde çıkarılır eksik hormon düzeyi normalde kalacak kadar dışardan desteklenir.
HAŞİMATO TİROİDİTİ:
Genellikle nodüler guatr diye ameliyat edilen hastaların ameliyatta çıkarılan dokularının mikroskobik incelemesiyle teşhis edilir.Tedavisi nodüler guatr gibidir ancak tedavi edilmemesi halinde kanserleşeceği konusunda şüpheler vardır.
TİROİT KANSERLERİ: Genellikle nodüler guatr teşhisiyle çıkarılan dokunun incelenmesiyle teşhis edilir.
En sık görülen tipi papiller ca dır ve erken teşhis konduysa tedaviyle başarı şansı % 90 larla en yüksek kanserlerdir.Teşhis konduktan sonra hasta tekrar ameliyata alınıp geride kalan az dokuda çıkarılır devamında gerek varsa radyoaktif iyot tedavisi ve tiroid hormonları verilir.
En seyrek görülen kanser türüyse guatr anaplastik ca dır.En agresif kanserlerdendir.Teşhis konduktan sonra ortalama yaşam süresi 2 aydır.
GUATR AMELİYATI:
Boyun cilt çizgilerine paralel bir şekilde yapılan 5-10 santimetrelik cilt kesisiyle guatr dokusuna ulaşılır.Atar damarları ve cevresel bağlantıları bağlanıp kesilerek guatr dokusu serbest hale getirilir.Geride yeterli düzeyde hormon salgılayabilecek kadar (serçe parmağının son parçası kadar) tiroid dokusu bırakılır.Uygun şekilde yapılan cilt kesisi abartılı iz bırakmadan iyileşir geride kalacak iz kolyeyle kapatılabilir.
Boynun önünde solunum borusunu kalkan gibi örten tiroid bezinin büyümesinden kaynaklanan bir hastalıktır.Dünyada en sık rastlandığı ülke Türkiyedir.Bölgeler arasında çok farklı sıklıkta rastlanır.Karadeniz yöresinde en sık rastlanmasının sebebi beslenme alışkanlığı ve coğrafik olarak iyot azlığı olarak düşünülmektedir. NEDENLER: -Ailesel özellik;Çok belirgin olmamakla birlikte genetik yatkınlık sıklığı artırmaktadır. -İot eksikliği:Tiroid hormonlarının yapım maddesidir eksikliğ durumunda tiroid ...Mantar Hastalığı
Mantarlar, tıpkı bakteriler gibi normal koşullarda da vücutta bulunabilen mikroorganizmalardır. Havadan, topraktan, hayvanlardan ve diğer insanlardan bulaşabilir. Sıcak, nemli ve hava almayan ortamlarda kolay çoğalırlar. Ortak kullanılan yerler ve eşyalar mantarın yayılmasına sebep olabilir.
Vücudunuzda küçük, kepekli, beyaz, açık sarımsı, kahverengi ve koyu renkli lekeler, halk arasında “samyeli” de denilen bir mantar hastalığı olabilir.
Tırnakta renk ve şekil değişikliği, kalınlaşma, tırnak mantarı belirtilerindendir. Tırnak mantarı en sık ayak baş parmağında ve erişkinlerde görülür. Genellikle ayak parmak aralarında kaşıntı, pullanma gibi belirtilerle seyreden ayak mantarlarını takiben gelişir.
Mantar hastalıkları, havuz, hamam, spor salonları, duş gibi mekanlardan ve ortak kullanılan havlu, terlik gibi eşyalardan kolaylıkla bulaşabilir. Farklı mantar tipleri farklı organ ve dokularda mantar enfeksiyonu oluşturabilir.
Mantardan korunmak için ;
*Ayaklarınızı her gün yıkayın.
*Özellikle ayak parmak araları olmak üzere, ayaklarınızı tamamen kurulayın.
*Yazın dar ve kapalı ayakkabı giymekten kaçının.
*Pamuklu çoraplar giyin ve hergün çoraplarınızı değiştirin. Sentetik materyelllerden yapılmış çorapları giymeyin.
*Mümkünse evde ayaklarınız açık olsun.
*Başkasının havlu ve terliğini kullanmayın.
*Tırnaklarınızı kısa tutun. Tırnaklarınızı deterjan ve kimyasal maddelerden koruyun.
Egzama Hastalığı
Egzama deri hastalıklarının hemen yarısını teşkil eden ve çok değişik şekiller gösteren bir deri hastalığıdır. Genellikle deri bozukluğuna elverişli bir ortamda, içten veya dışarıdan alerjik bir etkenme ve iltihapla başlar. Kırmızı bir zeminde ufak su toplanmaları, kabuk teşekkülü ve kaşıntı vardır. Bir alerjik reaksiyon olarak meydana gelen egzama yaranın biçimine, seyrine ve yerine göre sınıflandırılan ve isimlendirilen bir hastalıktır.
Akut egzama : Deride kaşıntı ve yanma hissi ile başlar. Daha sonra bir toplu iğne başı cesametinde veya daha büyük, berrak sıvı ihtiva eden ve adına vezikül denen kesecikler meydana gelir. Bazen bu veziküller acıtmadan kurur ve kabuklanır.
Buna kuru egzama denir. Bazen veziküller birbirleriyle birleşerek içi su dolu kabarcık yani bül halini alır ve iltihaplanarak pürülan bir karakter kazanır. Buna iltihaplı egzama veya sulu (impetijinize) egzama denir. Sızıntı kesildiği zaman deri ince, frajil, kırmızı, adeta vernik sürülmüş gibidir, ince, beyaz skuam denen kabuklar meydana gelir ve onlar da döküldükten sonra deri eski haline döner.
Akut egzamalar bazen kaybolmazlar ve değişik şekillerle devam ederek kronik bir hal alırlar.
Kontakt egzama : Alerjen madde olarak bazı ilaçların (penisilin, sulfamid, iyot, novokain vb.), kozmetik maddelerin, giyeceklerin, bitkilerin deriye teması ile meydana gelen egzamalar için kullanılan terimdir.
Alerjinin doğuştan mevcut olduğu aşırı duyarlı kimselerde ekseriya, astım, şamar nezlesi gibi hastalıklarla beraber görülen şekline atopik egzama denir.
SEDEF HASTALIĞI (Psoriasis)
Psoriasis, Grekçe kaşıntı anlamına gelen ‘psora’ kelimesinden köken alır. Sedef hastalığı olarak da bilinir. Hastalığın bulunduğu deri bölgesi kızarık hale gelir. Üzerinde kalın gümüş renkli kabuklanmalar oluşur. Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla tutulan bölgelerdir. Bazı vakalar kişinin hastalığının farkında olmayacak kadar hafif seyirlidir. Diğer taraftan vücudun büyük bir kısmını tutacak şekilde şiddetli seyredebilir. Bu çok şiddetli vakalarda bile yararlı tedavi metodları vardır. Sedef hastalığı aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen bulaşıcı değildir. Toplumda hastalığın görülme sıklığı yüzde 1 ila 3 arasında değişmektedir.
Sedef hastalığının sebebi nedir ?
Sebep bilinmemektedir. Bununla birlikte güncel araştırmalar kanda bulunan akyuvarlardaki bir anormalliğin iltihabi olayı tetiklediğine ve hastalığın gelişime yol açtığına işaret etmektedir. İltihaptan dolayı deri üç dört günde bir dökülür. Bu normalden yedi sekiz kat daha hızlıdır. Hastalar deride kaşıma, yolma, yaralanma veya aşırı güneş yanığından 10-14 gün sonra beneklenme tarzında yeni plakların ortaya çıktığını farkeder. Sedef hastalığı aynı zamanda, streptokoksik boğaz iltihabı gibi bazı infeksiyonlardan sonra, bazı ilaçların alımıyla birlikte aktivite kazanabilir. Alevlenmeler kış aylarındadır çünkü deri kurur ve güneş ışığı azalmıştır.
Sedef hastalığının tipleri
Hastalık çeşitli formlarda görülebilir. Bu formlar hastalığın şekli, şiddeti, devam etme süresi, yerleşim yeri açısından farklı özellikler taşır. En sık görülen formda başlangıçta küçük kırmızı bir kabarıklık vardır.Giderek genişleme ve kabuklanmalar ortaya çıkar. Kabuklar kaldırıldığında altta küçük kırmızı kanama alanları görülür.
Dizler, dirsekler, kasık bölgesi ve genital bölge, kollar, bacaklar, avuç ve ayak tabanları, saçlı deri, vücuttaki kıvrım bölgeleri sedef hastalığının en çok görüldüğü bölgelerdir.
Tırnakta sedef hastalığı varsa üzerinde nokta şeklinde çöküntüler görülür. Tırnak yatağı kalınlaşır, peynirimsi bir görünüm alır. Tedavisi zordur.
Koltukaltında, kasık bölgesinde, genitalde, göğüs altlarında alışılmadık tarzda sedef hastalığı görülebilir.
Guttat sedef hastalığı genellikle bir boğaz iltihabını takiben görülür. Genellikle çocuklar etkilenir. Vucutta çok sayıda küçük kırmızı, üzeri kabuklu lekeler ortaya çıkar. Haftalar veya aylar içerisinde kendiliğinden kaybolur.
Sedef hastalığı olan kişilerde %30′a varan oranlarda eklem iltihaplanması şikayetleri görülür. %5-10′unda çeşitli eklemlerde iltihabi olaydan dolayı işlevsel kısıtlılık oluşur. Bazı kişilerde eklem iltihaplanması şikayetleri, deri tutulumu arttığı zaman kötüleşebilir. Bazen de deri tutulumu düzeldiğinde eklem şikayetleri de düzelir.
Nasıl teşhis konulur ?
Bir deri hastalıkları uzmanı fizik muayene ile sedef hastalığını kolaylıkla teşhis edebilir. Eğer şüphe varsa biyopsi ile kesinleştirilir.







